Bugun...



Başını eğmeyen portre: Suat Derviş

Ömrünün sonuna kadar faşizmin karşısında durmuş güçlü bir kadın... Eserleriyle, başeğmezliğiyle insan onurunun en kötü koşullarda dahi güvenilir kalan yanını gösteren kadın... Suat Derviş...

facebook-paylas
Güncelleme: 24-07-2019 12:33:44 Tarih: 24-07-2019 12:14

Başını eğmeyen portre: Suat  Derviş

Nazım Hikmet'e "Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını/Bir kere eğemedim bu kadının başını" mısralarını yazdıracak kadar güçlü bir kadın olan Suat Derviş hiç kimseye baş eğmeden yaşadığı bir ömürden sonra, belki de bu “baş eğmez”liğinden ötürü unutulmuş, unutturulmuş... 

Hafızanın karanlık bir köşesinde kalan isimlerden sadece bir tanesi Suat Derviş. 1903 yılında İstanbul’da dünyaya gelen yazar ve gazeteci Suat Derviş, 69 senelik yaşamında birçok eser yazar ve birçok ilke imza atar.

 

Suat Derviş, Hatice Saadet adıyla varlıklı bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya gelir. Babası ünlü tıp profesörü İsmail Vehbi Derviş, annesi Abdülmecid’in mabeyncilerinden Kamil Bey’in kızı Hesna Hanım. Osmanlı’da Telefon İdaresi’nde çalışmaya başlayan ilk kadınlar arasında yer alan Hamiyet Hanım da kardeşi olur.

Eğitimi ilk olarak evde, Fransız bir mürebbiyenin gözetiminde başlar. Daha sonra Kadıköy Numune Rüştiyesine gider. Savaş zamanı eğitimini Bilgi Yurdu’nda devam ettirir. Konservatuar eğitimi için ablasıyla birlikte Almanya’ya gider ve piyano dersleri almaya başlar. Ancak daha sonra Edebiyat Fakültesi’ne yazılır, felsefe derslerine yönelir. Ilk gazetecilik deneyimini burada yaşar. Uhistein gazetesinde Suzet Doli imzasıyla yazar. Babasının ölümü üzerine fakülteden mezun olmadan ayrılır ve İstanbul’a döner.

Derviş’in ilk eseri olan Hezeyan şiiri, 1918’de Alemdar gazetesinde yayınlanır. İlk romanı olan Kara Kitap 1920 yılında basılır. Yazdığı eserlerin büyük bir bölümü tefrikalar halinde çeşitli gazetelerde yayınlanır. Latin alfabesi ile yazdığı ilk eser Emine (1931), en bilinen eseri ise Fosforlu Cevriye’dir (1944-45 yıllarında tefrika halinde yayınlanır). Bunların dışında yazdığı romanlar: Hiçbiri, Ne Bir Ses Ne Bir Nefes, Çılgın Gibi, Buhran Gecesi, Fatma’nın Günahı, Gönül Gibi, Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır, İstanbul’un Bir Gecesi, Biz Üç Kardeşiz, Kendine Tapan Kadın, Zeynep İçin, Ankara Mahpusu ve Aksaray’dan Bir Perihan.

Suat Derviş, İleri, Alemdar, İkdam, Süs, Resimli Ay, Cumhuriyet, Son Posta, Yeni Ay, Tan, Haber, Son Telgraf, Gece Postası gazetelerinde çalışır. 1922’de Ankara hükümetinin temsilcisi olarak İstanbul’a gelen Refet Bele’yle ilk röportajı Alemdar gazetesi için kendisi kendisi yapar. Resimli Ay ve Tan gazetelerinin hayatında ayrı bir yeri vardır. Resimli Ay’da Suat Derviş ilk defa solcu basın dünyasına adım atar Derviş. 1936 yılından itibaren çalışmaya başladığı Tan gazetesinde ise kadın sorunlarına değinir ve dış siyaset olayları ile ilgili haberler yapar. Ancak burada çalıştığı sürede hayatını etkileyen en önemli gelişme Sovyetler Birliği’ne yaptığı gezidir. Burada gördükleri onun zihin dünyasını önemli ölçüde etkiler. Bunun dışında, Son Posta gazetesinde çalışırken 1936 yılında Montrö Konferansı’nı izlemeye gider ve böylece yurtdışına giden ilk kadın gazeteci olur.

 

Suat Derviş Fosforlu Cevriye ile ilgili görsel sonucu

 

ESERLERİ

Kara Kitap (1920), Ne Bir Ses Ne Bir Nefes (1923), Hiçbiri (1923), Ahmet Ferdi (1923), Behire'nin Talipleri (1923), Fatma'nın Günahı (1924), Ben Mi (1924), Buhran Gecesi (1924), Gönül Gibi (1928), Emine (1934), Hiç (1939), Çılgın Gibi (1945), Fosforlu Cevriye (1968), Ankara Mahpusu (1968), Aksaray'dan Bir Perihan (tefrika, 1962, 1997)







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR VE SANAT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI