Bugun...


CHP, Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıyı raporlaştırdı
Tarih: 10-09-2019 17:50:30 Güncelleme: 10-09-2019 17:50:30 + -


CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik 21 Nisan'da Çubuk'ta gerçekleştirilen saldırıya ilişkin rapor hazırladıklarını belirterek, "Raporda altını çizdiğimiz 22 karanlık nokta aydınlığa kavuşturulmadan bu ülkede hiç kimse kendini güvende hissedemez" dedi.

facebook-paylas
Tarih: 10-09-2019 17:50

CHP, Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırıyı raporlaştırdı

 

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik 21 Nisan'da Çubuk Akkuzulu Köyü'nde yapılan saldırının ardından oluşturdukları komisyonun raporuna ilişkin, bazı komisyon üyeleriyle TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

 

Kendisinin başkanlık ettiği komisyonun hazırladığı "21 Nisan 2019 Çubuk Linç Girişimi Raporu"nu gösteren Özkoç, komisyon olarak, olay yerindeki bütün görüntü kayıtlarını, fotoğraf ve tanık ifadelerini incelediklerini, devlet töreni yönetmelik, yönerge ve teamüllerini araştırdıklarını, mevcut tablo ile olması gerekeni karşılaştırdıklarını anlattı.

RAPORDA 47 ŞÜPHELİNİN İFADELERİNE YER VERİLDİ

 

Özkoç, süreçteki tutarsızlıkları, aksaklıkları, yanlışları ve kast taşıyan noktaları ortaya koyduklarını, raporda ayrıca profesyonel olarak hazırlattıkları Adli Bilirkişi Raporu'na, Sosyal Medya Raporu'na, ele başı olarak öne çıkan 47 şüphelinin ifade tutanaklarına ve hukuki değerlendirmeye yer verdiklerini söyledi.

Rapor çalışmalarına paralel olarak da Kılıçdaroğlu'nun tören alanına girdiği andan, evden çıkarıldığı dakikaya kadar her adımını kesit analizleriyle ortaya koyan bir belgesel hazırladıklarını belirten Özkoç, "Rapordaki somut delil ve tespitler ile belgeseldeki açık görüntüler, Genel Başkanımıza yönelik planlı bir linç girişiminin gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır." dedi.

"ANKARA'NIN ÇEŞİTLİ MERKEZLERİNDEN TAŞIMA YAPILDI"

Özkoç, şehit Yener Kırıkçı için cenaze namazının, 20 Nisan'da, ikindi namazını müteakip Çubuk Merkez Camisi'nde kılınmasının kararlaştırıldığını, daha sonra Valilik tarafından cenaze namazının garip bir tesadüf oluşturacak şekilde İstanbul Maltepe'deki "Halk Buluşmasıyla" aynı gün ve saate, 21 Ağustos günü öğle namazına çekildiğini, yerin de Merkez Camisi'nden 3 bin nüfuslu küçük bir köy olan Akkuzulu Köyü'ne alındığını belirtti.

CHP'li Özkoç, 10 binden fazla insanın katıldığı cenaze töreni için Ankara'nın çeşitli merkezlerinden taşıma yapıldığını, gözaltına alınan şüphelilerden 15'inin Ankara Büyükşehir Belediyesinde şoför olarak görev yapmasının, taşımayı kimlerin, ne şekilde organize ettiğini gösterdiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu dahil, bakanların, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları, emniyet genel müdürü ve çok sayıda milletvekilinin katılacağı bilinen bir cenaze töreni için yönergelerde bulunması gereken güvenlik koridorlarının oluşturulmadığını ifade eden Özkoç, Kılıçdaroğlu'nun cenaze törenine katılmasıyla başlayan provokasyona, imamın defalarca cemaate çağrı yapmasını gerektirecek açık tabloya rağmen müdahale edilmediğini, cenaze namazının bile zorlukla kılınabildiğini savundu.

"TAŞ VE SOPALAR GÖRÜNTÜLERDE AÇIKTIR"

Kılıçdaroğlu'nun, koruma ekibine çizilen güzergahı takip ettiği, açık bir şekilde kontrolsüz kalabalığın içine sürüklendiğini, Kılıçdaroğlu'nun yönlendirildiği güzergahta ve top arabasının arkasında hiçbir güvenlik koridorunun yer almadığını öne süren Özkoç, "Hem kitapta hem belgeselde açık bir şekilde görüleceği üzere; Genel Başkanımız kalabalığın içine itildikten sonra aynı yüzler, belli bir organizasyon içinde; kortejin önünde kolkola girerek basınç yaratmak, işaretle birbirlerine genel başkanın yerini göstermek, duvar üzerinde birbirlerini yönlendirmek yoluyla linci gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Taş ve sopalar da görüntülerde açıktır." dedi.

Özkoç, Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin sığındıkları eve, savcılık kayıtlarına göre bölgede bulunan 700'den fazla güvenlik görevlisinin 1,5 saat müdahalede bulunmamasının, evin etrafında güvenlik çemberinin dahi oluşturulamamasının, hiçbir şekilde açıklanabilir bir tablo olmadığını belirtti.

 

 

 

 

 

DÖNEMİN EMNİYET MÜDÜRÜNÜN RÖPORTAJI DA HATIRLATILDI

 

Dönemin Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya'nın olaydan bir gün sonra verdiği röportajda, jandarmanın evin önündeki kalabalığa müdahale etmediğini ve kendisinin devreye girmek zorunda kaldığını belirttiğini anımsatan Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aktardıklarım; açık linç girişimi, raporumuzda belgeler ve somut dayanaklarla, belgeselde de tartışmaya yer bırakmayacak görüntülerle ortaya konulmuştur. Ortaya koyduğumuz deliller üzerinden, bir iddia değil, hukuki tespit olarak söyleyebiliriz. 21 Nisan 2019'da Akkuzulu Köyü'nde şu suçlar işlenmiştir: öldürmeye tam teşebbüs, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi, memura etkin direnme, görevi kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma/örgüte üye olma.

 

Bu açık tabloya rağmen bugün Genel Başkanımıza yönelik linç girişimiyle ilgili yargılama sürecinde, tutuklu tek bir sanık yoktur. Yumruk atan Osman Sarıgün dahil. Çubuk Cumhuriyet Başsavcısına tüm şüphelilerin tutuklanması talebiyle başvuruda bulunduk. Sonuç alamadık. Hakimler Savcılar Kuruluna şikayette bulunduk. Sonuç yok. Olay günü görevli İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü ve tüm görevlilerle ilgili suç duyurusunda bulunduk. Hala bekliyoruz. En önemlisi, sorunun, toplumsal gerilimin zeminini yaratan söylemleri nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için suç duyurusunda bulunduk.

Halkı kin ve nefrete alenen tahrik gerekçesiyle yaptığımız suç duyurusuna, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yanıtı, ülkemizin içinde bulunduğu tablonun özeti niteliğindeydi. Bu yanıtı Anayasa Mahkemesine götürdük, bekliyoruz. 6 ay geçti ortada iddianame yok, bekliyoruz. "

 

RAPORDA 22 KARANLIK NOKTANIN ALTI ÇİZİLDİ

Özkoç, faillerin tarih önünde hesap vereceğini ifade ederek, "Şehitler bizimdir, onların cenazelerinde, ailelerinin yanında yer almak ödevimizdir. Bizi bundan hiçbir alçaklık geri döndüremez. " dedi.

Hiç kimsenin, şehitler üzerinden gerçekleştireceği provokasyonlarla kendilerini yollarından döndüremeyeceğini vurgulayan Özkoç, "Ortaya koyduğumuz bu rapor, masumiyeti linç etmeye çalışan, kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize, ulusumuza, devletimize ve demokrasimize kasteden alçaklığın, sorumluları, azmettiricileri ve tetikçileri, hukuk önünde cezalandırılıncaya kadar olayın peşini bırakmayacağımızın en açık dayanağıdır. Raporda altını çizdiğimiz 22 karanlık nokta aydınlığa kavuşturulmadan bu ülkede hiç kimse kendini güvende hissedemez." diye konuştu.

RAPORUN, İNGİLİZCE VE FRANSIZCA ÇEVİRİSİ DE YAPILDI

Özkoç, raporun, Türkçe olarak 25 bin basıldığını, yurt dışına da gönderileceğini, İngilizce ve Fransızca çevirisinin yapıldığını, belgesel çekimlerinin de tamamlandığını bildirdi.

 

Engin Özkoç ayrıca, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun, 7 yıl önce attığı bir tweet nedeniyle yaklaşık 10 yıla mahkum edilirken, Kılıçdaroğlu'na linç girişiminde bulunanların ellerini kollarını sallayarak dolaştığını ifade etti.

İŞTE CHP'NİN ÖNE SÜRDÜĞÜ KARANLIK NOKTALAR

1. Şehit cenazesinin yeri ve zamanı neden değiştirildi?

2. Savcılık kayıtlarına göre bölgede görevli olduğunu bildiğimiz Jandarma İstihbaratın, Akkuzulu köyündeki gerilim ve hazırlığa yönelik bir duyumu, tespiti olmadı mı? Neden soruşturma dosyasında İstihbarat Tespit Tutanaklarına yer verilmedi?

3. Şehit cenazesine kimlerin katılacağı bilindiği ve protokol düzeni buna göre oluşturulduğu halde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu neden Kemal Kılıçdaroğlu'nun cenazeye katılacağının bilinmediğini söyledi?

4. Kılıçdaroğlu'nun tören alanına girişinde başlayan ve cenaze namazının kılınmasına dahi engel oluşturan gerilimin, neden ilk safhada önüne geçilmedi? Durum tespiti yapıldıktan sonra neden güvenlik tedbirleri artırılmadı?

5. Şehit cenazeleri için devlet töreni yönetmelik, yönergeleri ve teamüllere göre top arabası arkasında yürüyüp şehidi son kez selamlaması gereken protokol, neden erkenden, tam ters istikamette tören alanından ayrıldı?

6. Kılıçdaroğlu ve kurmayları, neden top arabası arkasına yönlendirildi? Yalnız bırakılan Kılıçdaroğlu ve kurmayları neden neden hiçbir güvenlik önleminin bulunmadığı bir kalabalığın içine itildi?

7. Yönetmelik ve yönergelere göre top arabası arkasında, yol güzergahında ve makam araçları çevresinde bulunması gereken güvenlik koridoru neden oluşturulmadı?

8. Kılıçdaroğlu'na yönelik linç girişimi başlatıldığında hemen yanında yer alan İl Jandarma Komutanı, neden bölgede görevli bulunan yüzlerce jandarmayı harekete geçirmedi?

9. Linç girişimine müdahale eden ve Kılıçdaroğlu'nun köyden çıkarılması sürecini yöneten Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, 17 Temmuz 2019 tarihinde neden, hangi gerekçeyle görevden alındı, Bakanlık müşavirliğine çekildi?

10. Kılıçdaroğlu'nun evde mahsur kaldığı 1,5 saat boyunca camların kırılması, çatıdan, pencereden ve arka kapıdan eve girmeye çalışanların bulunması, kalabalık içinden "evi yakın" feryatları yükselmesine rağmen neden bölgede bulunan 700'den fazla güvenlik gücü saldırganlara müdahale etmedi, bölgede güvenlik çemberi yaratılmadı?

11. Tören alanından ayrılan Milli Savunma Bakanı Hulise Akar, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin ve diğerleri neden köy konağına gitti? Neden ana muhalefet liderine yönelik linç girişimini ateşlendiği ilk andan, evden çıkışına kadar geçen 2 saat boyunca köy konağından izledi?

12. Bakanlar, AKP Genel Sekreteri ve diğerleri neden Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu evin önüne gelmek için 1 saat 15 dakika bekledi? Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, gittikleri evden neden yaklaşık 1,5 saat sonra çıkarıldı? Evin önündeki kalabalık neden dağıtılmadı?

13. Kılıçdaroğlu'nun evde bulunduğu sırada, tüm tehditlere rağmen saldırganlara yönelik hiçbir müdahalede bulunmayan güvenlik güçleri, neden Kılıçdaroğlu bölgeden ayrılırken bibergazıyla müdahale başlattı? 1,5 saat boyunca dağıtılmamış olan kalabalık nasıl oluda 5 dakika içinde dağıtılabildi.

14. Neden olaya ilişkin Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından iki ayrı soruşturma başlatıldı? Çubuk'taki soruşturma hangi gerekçeyle devredilmedi?

15. Soruşturma dosyasında köy dışından gelen saldırganları kimlerin örgütlediği ve bu şahışların kendi aralarındaki ilişkilerin boyutu neden araştırılmadı?

16. Soruşturma dosyasında yer alan 15 şüphelinin Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde şoför olarak çalışıyor olması neden mercek altına alınmadı?

17. Keser, demir, çubuk, taş gibi silahların bir cenaze tören alanına nereden sağlandığı, nasıl taşındığı neden incelenmedi?

18. Olaylar sırasında birçok şüphelinin el kol işaretleriyle aralarında bağlantı kurduğu, kimi şüphelilerin kalabalıkta diğerlerine Kılıçdaroğlu'nun yerini göstermeleri, birbirlerine talimat vermeleri, organize hareket etmeleri olgusu savcılık tarafından neden dikkate alınmadı? Örgüt bağı neden araştırılmadı?

19. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesindeki tutuklama sebeplerinin varlığı açıkken neden linç girişiminde bulunan faillerin hiçbiri tutuklanmadı?

20. Onlarca şüphelinin ifadesinde birebir aynı cümleler nasıl yer aldı?

21. Çubuk Cumhuriyet Başsavcısı bu süreçte neden Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'na atandı?

22. Herkesin, bütün Türkiye'nin gözü önünde, kurallar, teamüller, vicdanlar çiğnenerek böyle bir saldırı neden tezgahlandı?

 






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YUKARI